Felatun Bey ile Rakım Efendi

Ekim 14th, 2011


Yazar: Ahmet Mithat Efendi

Tanzimat döneminin önde gelen klasiklerinden Felatun Bey ile Rakım Efendi hep okumak istediğim bir kitaptı. Nihayet gayeme eriştim. Şekli batılılaşmanın temsilcisi Felatun Bey ile değerlerine bağlı bir doğulu olan Rakım Efendi’nin hikayesi oldukça keyifliydi. Read the rest of this entry »

Tanzimat ve Türk Ailesi

Ekim 14th, 2011


Yazar: Dilaver Cebeci

Tanzimat’ı tarih anlatıcılığın ötesinde idrak etmek için döneme ait romanlar okumaya başladım. Yavaş yavaş dolan bu bilgi havuzu, dönemin sosyolojik suretinden nasipsiz olmamalıydı. Bu ihtiyacıma doğrudan cevap vereceği için Tanzimat ve Türk Ailesi’ni okudum. Read the rest of this entry »

Fatih-Harbiye

Ekim 14th, 2011


Yazar: Peyami Safa

Hep tarih kitaplarından okuduğum Tanzimat Dönemi’ne bir de romanlar vasıtasyıla farklı bir açıdan bakmak istedim. Fatih-Harbiye bu okuma listesinde 1. sırayı almıştı. Doğu ve batının arasında ezilen Osmanlıları anlamanın yolu bu kitaplardan geçiyor bana kalırsa.
Kitap Neriman adındaki hanım kızın etrafında şekilleniyor. Fatihli bir genç kız olan Neriman, Beyoğlu’yu keşfedince kafası bir hayli karışıyor. Read the rest of this entry »

Kazım Karabekir’in Gözüyle Yakın Tarihimiz

Ağustos 31st, 2011


Yazar: Mustafa Armağan

Resmi tarihteki aşınma hızı parabolik bir biçimde artıyor son günlerde. Yalanlarla tahkim edilen sac ayakları birer birer devriliyor. Toplumda baş gösteren bu “hakikati arama hastalığı” Karabekir’in anlatılarıyla daha da perçinleniyor. Tek yönlü tarih algısının yarattığı superman’lere bir de Karabekir gözüyle bakmak için bu kitabı okumak yeterli. Read the rest of this entry »

Dini Dünya İşlerine Karıştırmanın Faydaları

Ağustos 31st, 2011


Yazar: Mustafa Akyol

18. ve 19. yüzyıl düşünürlerinin kehanetine göre din gelecek yıllarda etkisini hayli yitirecek ve hatta azalarak bitecekti. Bu süreci hızlandırmak için 20. yüzyıl dinsizliği emreden devlet ideolojilerine sahne oldu. Fakat insanların içinde bulunan maddeler üstü bir ideal düşüncesi tüm öngörü ve baskılara rağmen ortadan kaldırılamadı. Read the rest of this entry »

Defterimden Portreler

Ağustos 31st, 2011


Yazar: İlber Ortaylı

Kapağında bir çok ünlü ismi bulunduran cazip bir kitaptı İlber Ortaylı’nın Defterimden portreler adlı kitabı. Zannediyorum, sahiden defterine yazdığı notlardan vücut bulmuş bir kitaptı. Read the rest of this entry »

Din ve Laiklik

Ağustos 31st, 2011


Yazar: Ali Fuad Başgil

Taha Akyol’un Bilim ve Yanılgı kitabında sık sık bahsettiği Ord.Prof.Dr. Ali Fuad Başgil’in bu kitabını okumak üzerime bir vazife olmuştu. Nitekim okudum. Kitap 1940′ların diliyle yazılmış olduğundan kolay bir okuma tecrübesi olmadığını belirtmeliyim. Din ve Laiklik, 1940′larda söylenemeyen şeyleri söyleyen, otoriter rejime karşı yapılmış entellektüel bir manifesto hükmünde adeta. Read the rest of this entry »

Boğaziçi Köprüsü’nün Bana Anlattıkları

Mayıs 16th, 2011

Geceleri yorganımın altına çekildiğimde, uzaklarda çağlayan bir nehri andıran sesi ulaşır odama Boğaziçi Köprüsü’nün. Onun üzerinden arabalar geçtikçe hayatın bana rağmen devam ettiğini, ben uyusam da sürüp gideceğini düşleyerek uykuya dalarım. Gece yarısında su içmeye gidecek olursam, seyrelmiş olan trafiğe takılır gözlerim. Tek tük geçen arabaların çıkardığı sesleri dinlerim suyumu yudumlarken. Read the rest of this entry »

Semerkant

Mayıs 16th, 2011


Yazar: Amin Maalouf

Hasan Sabbah’ın gizemli öyküsü hakkında bilgi edinmek için okuduğum bir romandı Semerkant. Hakikaten de bilgi konusundaki açlığımı büyük ölçüde giderdi. Maveraünnehir’in kıymetli topraklarını mesken edinmiş Selçuklu İmparatorluğu’nun Nizamülmülk, Hayyam ve Sabbah’lı çağını tekrar yaşamak mümkün Amin Maalouf’un anlatımıyla. Read the rest of this entry »

Fukuşima’da Olanlar

Mayıs 16th, 2011

Japonya’da 11.03.2011 tarihinde meydana gelen 9.0 büyüklüğündeki depremden sonra medyanın olaya gösterdiği aşırı fakat niteliksiz ilgi nedeniyle aklı bulanmış herkes “Fukuşima’da ne oldu?” sorusunu sormakta bugünlerde. Haber bombardımanlarının neden olduğu korku ve panikten sıyrılmış, mutedil yorumlara olan ihtiyacın had safhada olduğu bir dönemi yaşıyoruz. İşte bu yüzden, Japonya’da yaşanan bu olayı bilimsel temeller üzerinde değerlendirmek, nükleer enerjinin daha sağlıklı bir şekilde anlaşılmasına yardımcı olacaktır. Read the rest of this entry »