
Geceleri yorganımın altına çekildiğimde, uzaklarda çağlayan bir nehri andıran sesi ulaşır odama Boğaziçi Köprüsü’nün. Onun üzerinden arabalar geçtikçe hayatın bana rağmen devam ettiğini, ben uyusam da sürüp gideceğini düşleyerek uykuya dalarım. Gece yarısında su içmeye gidecek olursam, seyrelmiş olan trafiğe takılır gözlerim. Tek tük geçen arabaların çıkardığı sesleri dinlerim suyumu yudumlarken. (daha fazla…)


