<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yaz Dediler</title>
	<atom:link href="http://www.yazdediler.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.yazdediler.com</link>
	<description>Sonunda İstedikleri Oldu</description>
	<lastBuildDate>Wed, 09 May 2012 17:36:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1</generator>
		<item>
		<title>Amerika&#8217;da Zenci Müslümanlık Hareketi</title>
		<link>http://www.yazdediler.com/kitap/amerikada-zenci-muslumanlik-hareketi.html</link>
		<comments>http://www.yazdediler.com/kitap/amerikada-zenci-muslumanlik-hareketi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 May 2012 17:26:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>emredici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yazdediler.com/?p=781</guid>
		<description><![CDATA[Yazar: Kadir Mısıroğlu 20. yüzyılın ilk yarısında Amerika&#8217;da ortaya çıkan müslümanlık hareketi, ilgi çeken ve hayranlık uyandıran bir başarı öyküsü olarak zihinlere kazınmıştır. Okuduğum kitap vasıtasıyla; ırkçı politikalarla ezilen Afrika kökenli Amerikan vatandaşlarının, İslamiyet&#8217;in evrensel ve kucaklayıcı mesajıyla nefes aldığına şahit oldum. Amerikan zencilerinin müslümanlaşma serüveni Wallace Fard Muhammed adındaki zatın gayretleriyle başladı. Fard, kökeni [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.yazdediler.com/wp-content/uploads/2012/05/Amerikada-Zenci-Müslümanlık-Hareketi.jpg" alt="" width="160" height="226" /><br />
Yazar: Kadir Mısıroğlu</p>
<p>20. yüzyılın ilk yarısında Amerika&#8217;da ortaya çıkan müslümanlık hareketi, ilgi çeken ve hayranlık uyandıran bir başarı öyküsü olarak zihinlere kazınmıştır. Okuduğum kitap vasıtasıyla; ırkçı politikalarla ezilen Afrika kökenli Amerikan vatandaşlarının, İslamiyet&#8217;in evrensel ve kucaklayıcı mesajıyla nefes aldığına şahit oldum.<span id="more-781"></span><br />
Amerikan zencilerinin müslümanlaşma serüveni Wallace Fard Muhammed adındaki zatın gayretleriyle başladı. Fard, kökeni ve geçmişi bilinmeyen esrarengiz bir din davetçisiydi. 1923 yılında Detroit&#8217;teki zenci mahallelerini ipek kumaşlar satma bahanesiyle ev ev geziyordu. Kısa sürede çevresinde müslüman bir kitle oluştu.</p>
<blockquote><p>&#8220;Benim adım W.D. Fard&#8217;dır. Ben mukaddes bir şehir olan Mekke&#8217;den geliyorum. Sizin kardeşinizim. Şimdilik bundan fazla bir şey söyleyemeyeceğim. Çünkü henüz sırası değil. Fakat bir gün beni karşınızda saltanat elbiseleri giymiş olarak göreceksiniz.&#8221; sy. 38</p></blockquote>
<p>Yaşam koşullarının zorlaştığı 1929 büyük buhran-ı mâlisinde, fakir zenci evlerinde yapılan toplantılara katılanlardan biri de Elijah Muhammed(Pool) idi.</p>
<blockquote><p>&#8220;Fard beni Detroit sokaklarının çamurlarından çekip çıkardı ve bana İslamiyet&#8217;in ne olduğunu öğretti. Elijah&#8221; sy.45</p></blockquote>
<p>Elijah kısa sürede Fard&#8217;ın yardımcılığı makamına yükseldi. Hareket gün be gün büyümekteyken Fard 1933&#8242;te hapse atıldı ve işkencelere maruz kaldı. Bu yaşananların üzerine Fard, hareketin liderliğini Elijah Muhammed&#8217;e bıraktığını ilan etti. Hapisten çıktığı 1934&#8242;te Chicago&#8217;ya geçen Fard, esrarengiz biçimde ortadan kayboldu.</p>
<p><img src="http://www.yazdediler.com/wp-content/uploads/2012/05/Elijah-Muhammad.jpg" alt="" width="241" height="241" /></p>
<p><em>Elijah Muhammad</em></p>
<p>Zenci Müslümanlık Hareketi, Elijah&#8217;lı yıllarda daha geniş kitlelere ulaşma başarısını gösterdi. Ancak Elijah&#8217;ın kullandığı dil ve dini yorumlama biçimi ana akım İslam&#8217;dan oldukça farklılık göstermekteydi. Hızla genişleyen yeni ve heyecanlı müslümanlık hareketi, acemice hatalar yapmaktan kendini alıkoyamıyordu. Bu dönemde Malik el Şahbaz(Malcolm X) de harekete katılmış ve Elijah&#8217;ın yardımcılığını üstlenmişti.<br />
Elijah&#8217;ın temel 2 problemli söylemi şuydu:</p>
<p>1- Fard Tanrı&#8217;nın bir yansımasıydı ve Elijah onun peygamberiydi. Elijah kendisine vahiy nazil olduğunu öne sürüyordu.<br />
2- İslamiyet esasında siyahilerin dinidir. Siyah üstündür, temel ve kuvvetli bir renktir. Bir insan ne kadar siyahsa o kadar iyidir. Amerika&#8217;daki beyaz müslümanlar aslında masondur.</p>
<p>Kuşkusuz bu bilinçsiz inanışların temelinde  yatan, zenci müslümanların dünyanın diğer köşelerindeki müslümanlarla irtibatı ve karşılıklı muhavere imkanının bulunmamasıydı. Ortaya çıkan din anlayışı bu sebeple oldukça dar kalıplı ve sadece zencilere hitap eden bir forma bürünüyordu.</p>
<p><img src="http://www.yazdediler.com/wp-content/uploads/2012/05/malcolm-x.jpg" alt="" width="276" height="288" /></p>
<p><em>Malcolm X (Malik el Şahbaz)</em></p>
<p>Malcolm X 1964&#8242;te yaptığı Ortadoğu ve Afrika ziyareti ve Hacc vazifesi sonrasında gerçek İslam&#8217;ın idrakine vardı ve Elijah&#8217;ın söylemlerini reddetti. Ömrünün geri kalanını Amerika kıtasında yaşayan müslüman zencilerin kabul ettiği yanlış itikadı düzeltmek için harcadı.</p>
<p>Malcolm X verdiği bu mücadeleyle ümmetin sembol şahsiyetlerinden biri olup milyonlarca Amerikalı&#8217;nın imanını kurtarma vazifesini üstlendi. Malik el Şahbaz bir vaazı esnasında şehit edildiğinde henüz 39 yaşındaydı. Katilleri, Elijah yanlısı kimselerdi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yazdediler.com/kitap/amerikada-zenci-muslumanlik-hareketi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vatan Yahut Silistre</title>
		<link>http://www.yazdediler.com/kitap/vatan-yahut-silistre.html</link>
		<comments>http://www.yazdediler.com/kitap/vatan-yahut-silistre.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 May 2012 17:18:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>emredici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yazdediler.com/?p=774</guid>
		<description><![CDATA[Yazar: Namık Kemal Türk edebiyatının sembol isimlerinden Namık Kemal&#8217;in yazmış olduğu Vatan Yahut Silistre, destansı bir kale müdafasını anlatıyor. Vatan kavramını imparatorluk sınırlarına ithal eden Namık Kemal, eserinde de sık sık bu kelimeyi kullanıyor. Hikaye aslında bir tiyatro oyunu şeklinde yazılmış. Vatanını korumak için zor durumdaki Silistre Kalesi&#8217;ne doğru yola çıkan İslam Bey nişanlısı Zekiye&#8217;yi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.yazdediler.com/wp-content/uploads/2012/05/vatan-yahut-silistre.jpg" alt="" width="160" height="224" /><br />
Yazar: Namık Kemal</p>
<p>Türk edebiyatının sembol isimlerinden Namık Kemal&#8217;in yazmış olduğu Vatan Yahut Silistre, destansı bir kale müdafasını anlatıyor. Vatan kavramını imparatorluk sınırlarına ithal eden Namık Kemal, eserinde de sık sık bu kelimeyi kullanıyor.<span id="more-774"></span><br />
Hikaye aslında bir tiyatro oyunu şeklinde yazılmış. Vatanını korumak için zor durumdaki Silistre Kalesi&#8217;ne doğru yola çıkan İslam Bey nişanlısı Zekiye&#8217;yi ardında bırakıyor. Kitapta Zekiye&#8217;nin yaşadığı aşk-vatan medceziri üzerine kurulu bir senaryo izleniyor.</p>
<p>Zekiye erkek kılığına girerek sevdiği adamın peşine düşüyor. Aylar sonra İslam Bey&#8217;i yaralı bir vaziyette buluyor. Müdafa devam ederken İslam Bey iyileşiyor ve Zekiye ile, güncel tabirle, operasyona çıkıp düşmanı perişan ediyorlar. Zekiye bu sırada yıllar önce öldü bildiği babası Sıtkı Bey&#8217;i cephede buluyor. Sıtkı Bey, İslam Bey&#8217;in gıpta ettiği ve emrinde bulunduğu kahraman bir subaydır.</p>
<p>Netice itibarıyla vatan kurtuluyor, sevenler kavuşuyor. Kitaptaki vatan vurgusunu daha iyi anlatması açısından İslam Bey&#8217;in Zekiye&#8217;nin babasına dediği şu sözü alıntılıyorum:</p>
<blockquote><p>Sıtkı Bey: Beni sen de biraz seversin değil mi?<br />
İslam Bey: Hem ne kadar sevdim, bilir misiniz? Vatanım kadar diyemem, yalan olur. Zekiye kadar desem buna da siz inanmazsınız. Canım kadar&#8230; Değil; çünkü can gözümde pek kıymetsiz görünüyor. Buldum beyim! Pederim kadar! Gerçekten pederim kadar severim.</p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yazdediler.com/kitap/vatan-yahut-silistre.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Serbest Fırka, Nasıl Kuruldu Nasıl Kapatıldı</title>
		<link>http://www.yazdediler.com/kitap/serbest-firka-nasil-kuruldu-nasil-kapatildi.html</link>
		<comments>http://www.yazdediler.com/kitap/serbest-firka-nasil-kuruldu-nasil-kapatildi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 May 2012 16:59:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>emredici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yazdediler.com/?p=771</guid>
		<description><![CDATA[Yazar: Çıkan Yayınları Liselerin tarih derslerinde sık duyduğumuz iyi niyetli bir girişim vardı hatırlar mısınız? Çok partili hayata geçiş denemeleri. Ne kadar da sevimli değil mi? Fakat yalan. Sahaftan aldığım 1955 basımı bu kitap olayları sıcağı sıcağına naklediyor çünkü. Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ile Serbest Fırka&#8217;yı birbirinden ayırmamız gerekir. Biri, kurulan yeni düzende haksızlığa uğramış milli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.yazdediler.com/wp-content/uploads/2012/05/serbest-firka.jpg" alt="" width="160" height="222" /><br />
Yazar: Çıkan Yayınları</p>
<p>Liselerin tarih derslerinde sık duyduğumuz iyi niyetli bir girişim vardı hatırlar mısınız? Çok partili hayata geçiş denemeleri. Ne kadar da sevimli değil mi? Fakat yalan. Sahaftan aldığım 1955 basımı bu kitap olayları sıcağı sıcağına naklediyor çünkü.<span id="more-771"></span></p>
<p>Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ile Serbest Fırka&#8217;yı birbirinden ayırmamız gerekir. Biri, kurulan yeni düzende haksızlığa uğramış milli mücadele kahramanlarının feryadı olmuşken; diğeri, iktidarın Batı nazarındaki imajını düzeltmek uğruna tertip ettiği bir danışıklı dövüşten ögesi olmaktan öteye gidememiştir. M.Kemal mevcut iktidarın halk tabanında kıyasıya eleştirildiğini ve iktisadi olarak halkı tatmin edemediğini görmüştü. Mecliste yer alacak ikinci parti ile oluşması muhtemel rekabet ortamının faydalı olacağını fakat bundan ötesine müsade etmeyeceğini açıkça belirtiyordu.</p>
<blockquote><p>&#8220;Gâzi ile Yalova&#8217;da görüştük. Bana ille de ikinci bir fırka kurup başına geçeceksin diye ısrar etti. Ben de kabul ettim. Anlaşmamıza göre kuracağım fırkanın Cumhuriyet Halk Fırkasından esaslı bir farkı olmayacaktır. Zaten iki fırkanın da yüksek idare ve nezareti kendi elinde olacaktır. Cumhuriyet Halk Fırkası&#8217;ndan ayrılmamakla beraber, benim fırkamın da mürevvici olacak, seçimlerde her iki fırkanın namzetlerini tayin edecektir. Fethi Bey&#8221; sy.52</p></blockquote>
<p>Kurulan parti halkın büyük teveccühüne mazhar oldu. Öyle ki Fethi Bey&#8217;in İzmir Nutkunu izlemeye on binlerce insan akın etti. İzmir&#8217;deki tezahüratlar Ankara&#8217;yı tedirgin etmişti. CHF&#8217;nin İzmir şubesinin penceresinden Serbest Fırkalılar&#8217;a &#8220;vatan hainleri&#8221; şeklinde bağrılması ortalığı karıştırdı ve Ankara&#8217;nın duruma müdahale etmesini sağlayacak argümanlar gelişmeye başladı.</p>
<p>Fethi Bey&#8217;in yaklaşan belediye seçimlerine girme kararı alması bardağı taşıran son damla oldu ve her cenahtan Serbest Fırka&#8217;nın üzerine gelinmeye başlandı. M.Kemal&#8217;in ricasıyla partiye katılanlar şimdi yine onun gazabıyla partiden kaçıyordu.</p>
<p>İkinci çok partili hayata geçiş &#8220;denemesi&#8221; böylece &#8220;başarısızlıkla&#8221; sonuçlandı. Esasında bir başarı hedefinin varlığı oldukça şüpheliydi. 1930&#8242;da demokrasi için &#8220;şartların olgunlaşmadığı&#8221; kararını alan iktidar 20 yıl daha halkın iradesi taşıma iddiasında bulunacaktı.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yazdediler.com/kitap/serbest-firka-nasil-kuruldu-nasil-kapatildi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kur&#8217;an&#8217;dan İdrake Yansıyanlar</title>
		<link>http://www.yazdediler.com/kitap/kurandan-idrake-yansiyanlar.html</link>
		<comments>http://www.yazdediler.com/kitap/kurandan-idrake-yansiyanlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 May 2012 16:42:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>emredici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yazdediler.com/?p=767</guid>
		<description><![CDATA[Yazar: M.Fethullah Gülen Kuran&#8217;dan seçilmiş bazı ayetlerin Arapça ve Türkçe hallerinin altına getirilen 2 veya 3&#8242;er sayfalık açıklamaları, yansımaları kaydeden bir kitap. İzahatta Kuranî kelimeler mercek altına alınıyor. Ve bu da kitabı oldukça teknik ve ağır bir hüviyete sokuyor. Kelimelerin kökenine uzanan yolda yürümeyi seven ve Arapça&#8217;ya ilgi duyanların severek okuyacakları türden bir kitap. Konu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.yazdediler.com/wp-content/uploads/2012/05/KUR-AN-DAN-IDRAKE-YANSIYANLAR.jpg" alt="" width="160" height="234" /><br />
Yazar: M.Fethullah Gülen</p>
<p>Kuran&#8217;dan seçilmiş bazı ayetlerin Arapça ve Türkçe hallerinin altına getirilen 2 veya 3&#8242;er sayfalık açıklamaları, yansımaları kaydeden bir kitap.<span id="more-767"></span></p>
<p>İzahatta Kuranî kelimeler mercek altına alınıyor. Ve bu da kitabı oldukça teknik ve ağır bir hüviyete sokuyor.</p>
<p>Kelimelerin kökenine uzanan yolda yürümeyi seven ve Arapça&#8217;ya ilgi duyanların severek okuyacakları türden bir kitap. Konu başlığı olarak belirlenen ayetlerin müellif zihninde oluşturduğu yansımalar da okundukça ufuk açıcı bir tesir uyandırıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yazdediler.com/kitap/kurandan-idrake-yansiyanlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bilim ve İslam</title>
		<link>http://www.yazdediler.com/genel/bilim-ve-islam.html</link>
		<comments>http://www.yazdediler.com/genel/bilim-ve-islam.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Mar 2012 22:50:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>emredici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yazdediler.com/?p=758</guid>
		<description><![CDATA[BBC yapımı Bilim ve İslam, Şüphenin Gücü adlı belgeseli izlerken aldığım notların bir derlemesi; -Müslüman alimleri astronomi alanında araştırmalar yapmaya iten en önemli etken, günde 5 kere belirli vakitlerde kılınması gereken, namazdı. -Yunanlılar&#8217;ın 700 yıldır sorgulanmayan &#8220;dünya merkezdedir&#8221; kabulüne ilk şerhleri Urfalı alim El-Battani düştü. Kopernik kendisine bayılır. -Venedikli tüccarlar Roma rakamlarıyla kafayı yerken Müslüman [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.yazdediler.com/wp-content/uploads/2012/03/Astrolabe-BR.jpg" alt="" width="165" height="210" /></p>
<p><strong>BBC yapımı <em>Bilim ve İslam, Şüphenin Gücü</em> adlı belgeseli izlerken aldığım notların bir derlemesi;</strong> </p>
<p>-Müslüman alimleri astronomi alanında araştırmalar yapmaya iten en önemli etken, günde 5 kere belirli vakitlerde kılınması gereken, namazdı.</p>
<p>-Yunanlılar&#8217;ın 700 yıldır sorgulanmayan &#8220;dünya merkezdedir&#8221; kabulüne ilk şerhleri Urfalı alim El-Battani düştü. Kopernik kendisine bayılır.<span id="more-758"></span></p>
<p>-Venedikli tüccarlar Roma rakamlarıyla kafayı yerken Müslüman tüccarlar Arap rakamlarıyla (0,1,2,3,4,5,6,7,8,9) hesapları çatır çatır yaparmış.</p>
<p>-LXXXVII çarpı XCVIII eşittir soru işareti. O vakit Venedikli bir tüccar olsam, limanlar arası yolculuğum bu işlemi çözemeden biterdi. 87&#215;98=8626 aslında.</p>
<p>-Kur&#8217;an ilk defa 1500&#8242;lerde Venedik&#8217;te basılmış. Bizimkiler çekingen tabi. 1727&#8242;de açılan Müteferrika matbaası bile dini kitapları münezzeh tutmuştu.</p>
<p>-Moğollar İslam&#8217;ın bilim merkezi Bağdatı talan ederken, Fırat ve Diclenin siyah aktığı söylenir. İmha edilen kitapların mürekkepleri yüzünden</p>
<p>-Çok merak ediyorum. Kütüphaneleri yakan, şehirleri yıkan, soykırımlar yapan Moğolların nasıl bir dünya vizyonu vardı? Olması gereken neydi?</p>
<p>-Bilim parayı sever. Müslümanlar önce Moğollardan sonra Haçlılardan darbe yedi. Ardından bâkir Amerika keşfedildi. Makas açıldı, açıldı.</p>
<p>-1878&#8242;deki İngiliz-Afgan savaşı için bir İngiliz tarihçi şunu der: &#8220;We have the gatling gun and they have not.&#8221;</p>
<p><iframe width="560" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/a-pody7j_Xc" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yazdediler.com/genel/bilim-ve-islam.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bizans&#8217;ı Yakalamak</title>
		<link>http://www.yazdediler.com/genel/bizansi-yakalamak.html</link>
		<comments>http://www.yazdediler.com/genel/bizansi-yakalamak.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Mar 2012 01:49:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>emredici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yazdediler.com/?p=748</guid>
		<description><![CDATA[Bizans&#8217;ı -ya da Doğu Roma İmparatorluğu&#8217;nu- anlatan bir belgeseli izlerken aldığım notlar: -İmparator Konstantin, barbar ruhlu Cermen (aslında Alman) &#8216;lerin baskısından kurtulmak için Roma&#8217;dan gelip şehrimizi kurmuş. -Payitahtın Roma&#8217;dan İstanbul&#8217;a taşınması sanıldığı gibi İmparatorluğu parçalayan değil, 1000 yıl daha yaşamasını sağlayan bir hamledir. -Medeniyetin beşiğine, doğuya hicret kararı alan Kral Konstantin, batıyı kendi maddeci felsefesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.yazdediler.com/wp-content/uploads/2012/03/hagia-sophia-the-splendor-of-byzantium.jpg" alt="" width="231" height="200" /></p>
<p><strong>Bizans&#8217;ı -ya da Doğu Roma İmparatorluğu&#8217;nu- anlatan bir belgeseli izlerken aldığım notlar:<br />
</strong><br />
-İmparator Konstantin, barbar ruhlu Cermen (aslında Alman) &#8216;lerin baskısından kurtulmak için Roma&#8217;dan gelip şehrimizi kurmuş.</p>
<p>-Payitahtın Roma&#8217;dan İstanbul&#8217;a taşınması sanıldığı gibi İmparatorluğu parçalayan değil, 1000 yıl daha yaşamasını sağlayan bir hamledir.<br />
<span id="more-748"></span><br />
-Medeniyetin beşiğine, doğuya hicret kararı alan Kral Konstantin, batıyı kendi maddeci felsefesi ve barbarlığıyla başbaşa bırakmıştır.</p>
<p>-Milano Fermanı&#8217;yla başlayıp İznik Konsülü&#8217;yle devam eden süreçte adeta bir din inşaa edildi. Bu safhada antik kültler yeni dine uyarlandı.</p>
<p>-Hristiyanlığı anlamak için İncil&#8217;e bir kez bakacaksak, Pagan mitoslarına iki kez; kiliselere bir kez bakacaksak, antik tapınaklara iki kez.</p>
<p>-Bizans, Helen mirasını orta çağa taşıyarak Müslümanlar&#8217;a pas attı. Müslümanlar pası aldı, çalımlar attı ve maalesef topu Avrupa&#8217;ya gönderdi.</p>
<p>-Rönesans&#8217;ın mimarları Müslümanlara müteşekkirdirler. İnsanlığın düşünsel mirasını Kur&#8217;an ile yorumlayıp kemale erdiren Müslümanlara.</p>
<p>-Hristiyanlar &#8220;sahabe&#8221; figürünün eksikliğini yaşadıklarından azizlik makamını ortaya attılar ve gelecek nesillere örnek hayatlar sundular.</p>
<p>-Bizans&#8217;ın 1204&#8242;de yaşadığı Latin istilasının, aynı yıllarda Müslüman dünyasının maruz kaldığı Moğol barbarlığından hiçbir farkı yoktur.</p>
<p>-Ayasofya, estetik mükemmelliği hasebiyle Bizans kiliselerine bir model olduğu kadar Osmanlı camiilerine de örneklik teşkil etmiştir.</p>
<p>-Hristiyanlar daha fazla insana erişebilmek için ikonaları kullanmıştır. &#8220;Resim, okuma yazması olmayanların kitabıdır.&#8221; Ioannes Damascenus</p>
<p>-Çift başlı kartal Bizans&#8217;ın vârisi olma kaygısı taşıyan devletlerin vazgeçilmezidir. (Rusya&#8217;nın bayrağı, bizim Emniyet Teşkilatı&#8217;nın arması)</p>
<p>-Slavları hristiyanlaştıran St. Cyrillus, bu halkların dillerini yazıya aktarmada öncü olmuş ve Kiril alfabesinin prototipini ortaya koymuştur.</p>
<p>-Fâtih&#8217;in ılımlı politikası yanıt vermiş olsaydı onlarca Bizanslı âlimin Floransa&#8217;ya göçünü engelleyebilirdik.</p>
<p><iframe width="560" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/cNwXi80kft4" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yazdediler.com/genel/bizansi-yakalamak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Felatun Bey ile Rakım Efendi</title>
		<link>http://www.yazdediler.com/kitap/felatun-bey-ile-rakim-efendi.html</link>
		<comments>http://www.yazdediler.com/kitap/felatun-bey-ile-rakim-efendi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Oct 2011 15:05:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>emredici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yazdediler.com/?p=735</guid>
		<description><![CDATA[Yazar: Ahmet Mithat Efendi Tanzimat döneminin önde gelen klasiklerinden Felatun Bey ile Rakım Efendi hep okumak istediğim bir kitaptı. Nihayet gayeme eriştim. Şekli batılılaşmanın temsilcisi Felatun Bey ile değerlerine bağlı bir doğulu olan Rakım Efendi&#8217;nin hikayesi oldukça keyifliydi. Yazar Ahmet Mithat Efendi&#8217;nin kullandığı dil epeyce nüktedan. Felatun Bey ile Rakım Efendi arasındaki rekabette yazar kuşkusuz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.yazdediler.com/wp-content/uploads/2011/10/Felatun-Bey-Ile-Rakim-Efendi.jpg" alt="" width="160" height="231" /></a><br />
Yazar: Ahmet Mithat Efendi</p>
<p>Tanzimat döneminin önde gelen klasiklerinden Felatun Bey ile Rakım Efendi hep okumak istediğim bir kitaptı. Nihayet gayeme eriştim. Şekli batılılaşmanın temsilcisi Felatun Bey ile değerlerine bağlı bir doğulu olan Rakım Efendi&#8217;nin hikayesi oldukça keyifliydi.<span id="more-735"></span></p>
<p>Yazar Ahmet Mithat Efendi&#8217;nin kullandığı dil epeyce nüktedan. Felatun Bey ile Rakım Efendi arasındaki rekabette yazar kuşkusuz Rakım Efendi&#8217;nin yanında. Felatun Bey tüm budalalıkları üzerinde toplamış, sefahat ehli, kadın düşkünü bir batı hayranıdır. Rakım Efendi ise geleneklerine bağlı -ama modernleşmeye pek de karşı durmayan-, tutumlu ve çalışkan bir Osmanlıdır.</p>
<p>Felatun Bey, Rakım Efendi&#8217;yi sürekli hakir görür. Onu; hayatın tadını çıkarmadığı, sıkıcı ve yavaş bir yaşantı sürdüğü için kendisinden aşağı görür. Kültürel derinlik anlamında kimin üstün olduğunun önemi yok. Felatun Bey bir batılı gibi yetiştirilmiştir. Öyleyse kendi gibi olmayan diğerlerinin mertebesi ancak cahillik ve aşağılıktır.</p>
<p>Rakım Efendi de tahmin edeceğiniz üzre bunların tam aksi özelliklere haizdir. Vakarını korur, parasını biriktirir. Çalışkandır, iyi de para kazanır. Pavyonlarla işi olmaz, evde rakısını içse de. Evde ihtiyar dadısı ve biricik cariyesi ile birlikte yaşar. Tüm saadet kaynağı onlarla geçirdiği vakittir. Fazlasını istemez.</p>
<p>Kitabın sonunda gayet tabi ki Felatun Bey helak olur. Kendini ve parasını tüketmiş vaziyette, acziyetler içindedir. Rakım Efendi öyle mi? Gayet mutlu, gayet memnun. Dadısı ve eski cariyesi (yeni eşi) ile mesut bir hayatın kapısı aralar.<br />
Kitap sayfalara yayılmış bir &#8220;ağustos böceği-karınca&#8221; hikayesi gibidir. Tam bir tanzimat klasiği, doğu-batı mukayesesidir. Okunması gerekir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yazdediler.com/kitap/felatun-bey-ile-rakim-efendi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tanzimat ve Türk Ailesi</title>
		<link>http://www.yazdediler.com/kitap/tanzimat-ve-turk-ailesi.html</link>
		<comments>http://www.yazdediler.com/kitap/tanzimat-ve-turk-ailesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Oct 2011 15:03:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>emredici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yazdediler.com/?p=732</guid>
		<description><![CDATA[Yazar: Dilaver Cebeci Tanzimat&#8217;ı tarih anlatıcılığın ötesinde idrak etmek için döneme ait romanlar okumaya başladım. Yavaş yavaş dolan bu bilgi havuzu, dönemin sosyolojik suretinden nasipsiz olmamalıydı. Bu ihtiyacıma doğrudan cevap vereceği için Tanzimat ve Türk Ailesi&#8217;ni okudum. Kitap ilk olarak Tanzimat&#8217;ın öncesini ve sonrasını, gelişen politik meseleleri anlatıyor okuruna. Bunlar kavranmdan toplumsal değişimi kavramanın imkansızlığından [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.yazdediler.com/wp-content/uploads/2011/10/tanzimat-ve-türk-ailesi.jpg" alt="" width="160" height="252" /></a><br />
Yazar: Dilaver Cebeci</p>
<p>Tanzimat&#8217;ı tarih anlatıcılığın ötesinde idrak etmek için döneme ait romanlar okumaya başladım. Yavaş yavaş dolan bu bilgi havuzu, dönemin sosyolojik suretinden nasipsiz olmamalıydı. Bu ihtiyacıma doğrudan cevap vereceği için Tanzimat ve Türk Ailesi&#8217;ni okudum.<span id="more-732"></span></p>
<p>Kitap ilk olarak Tanzimat&#8217;ın öncesini ve sonrasını, gelişen politik meseleleri anlatıyor okuruna. Bunlar kavranmdan toplumsal değişimi kavramanın imkansızlığından bahsediyor. Osmanlı ekonomisinin Sanayi İnkılapı neticesinde gerilemesiyle ülkenin bir hammade pazarına dönüşü yenilginin toplum nazarındaki ilk emareleri olarak kabul görüyor.</p>
<p>Yazar, Lale devrinden III.Selim&#8217;e kadar olan devri serbest ve şuurlu değişmeler dönemi, III.Selim devrini serbest kültür değişmeleri ile mecburi değişmeler arasında bir intikal dönemi, bundan sonraki dönemleri de mecburi değişmeler şeklinde tasnif ediyor. Mecburi kelimesinden anlamamız beklenen cebir kullanılarak yani zoraki yapılan değişimlerdir.</p>
<p>Velhasıl kitabın bu bölümünün bitimiyle Tanzimat&#8217;ın Türk Ailesi&#8217;ne nasıl, ne yönde tesir ettiğini anlatan sosyolojik kısma geçiyoruz. Yazar nelere değinmiyor ki: Evler ve konaklar, aile hayatı ve kadınlık, aile hukuku, kıyafet, aile hayatı ve sofra adabı, köleler ve cariyeler, aile hayatında eğlence.<br />
Merak eden okusun, bilgilensin diye umalım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yazdediler.com/kitap/tanzimat-ve-turk-ailesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fatih-Harbiye</title>
		<link>http://www.yazdediler.com/kitap/fatih-harbiye.html</link>
		<comments>http://www.yazdediler.com/kitap/fatih-harbiye.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Oct 2011 14:59:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>emredici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yazdediler.com/?p=718</guid>
		<description><![CDATA[Yazar: Peyami Safa Hep tarih kitaplarından okuduğum Tanzimat Dönemi&#8217;ne bir de romanlar vasıtasyıla farklı bir açıdan bakmak istedim. Fatih-Harbiye bu okuma listesinde 1. sırayı almıştı. Doğu ve batının arasında ezilen Osmanlıları anlamanın yolu bu kitaplardan geçiyor bana kalırsa. Kitap Neriman adındaki hanım kızın etrafında şekilleniyor. Fatihli bir genç kız olan Neriman, Beyoğlu&#8217;yu keşfedince kafası bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.yazdediler.com/wp-content/uploads/2011/10/fatih-harbiye.jpg" alt="" width="160" height="231" /></a><br />
Yazar: Peyami Safa</p>
<p>Hep tarih kitaplarından okuduğum Tanzimat Dönemi&#8217;ne bir de romanlar vasıtasyıla farklı bir açıdan bakmak istedim. Fatih-Harbiye bu okuma listesinde 1. sırayı almıştı. Doğu ve batının arasında ezilen Osmanlıları anlamanın yolu bu kitaplardan geçiyor bana kalırsa.<br />
Kitap Neriman adındaki hanım kızın etrafında şekilleniyor. Fatihli bir genç kız olan Neriman, Beyoğlu&#8217;yu keşfedince kafası bir hayli karışıyor.<span id="more-718"></span></p>
<blockquote><p>Galatasaray’dan tünele doğru yürüdüler. Neriman Beyoğlu’na çıktığı vakit, halis Türk mahallelerinde oturanların çoğu gibi, kendini büyük bir seyahat yapmış sanırdı. Gene Fatih uzakta kaldı. Tramvayla bir saat bile sürmeyen bu mesafe, Neriman’a Afgan yolu kadar uzun görünürdü ve Kabil ile New York arasındaki farkların çoğuna İstanbul’un iki semti arasında kolayca tesadüf edilir.</p></blockquote>
<p>Girmiş olduğu bu yeni dünyanın büyüsüne kapılan Neriman kısa süre sonra çocukluk arkadaşı ve müstakbel eşinden soğuyor ve alafranga bir beyefendiye ilgi duymaya başlıyor. Beyoğlu&#8217;dan her dönüşünde, içinde bulunduğu kültüre dair eleştirel fikirlerini de beraberinde taşıyor. Şark&#8217;ı miskin, tembel, lapacı bir kediye; garbı ise çalışkan, uyanık, uyurken bile uyanık bir köpeğe benzetiyor. Babasıyla girdiği tartışmalarda bu fikirlerini çekinmeden beyan ediyor. Baba Faiz Bey ise kızının bu gel-gitlerini şarklı vakarıyla karşılıyor.</p>
<blockquote><p>&#8220;Kimi adam vardırki sabahtan akşama kadar oturur ve düşünür. Onun bir hazine-i efkârı vardır, yani fikir cihetinden zengindir; kimi adam vardır ki sabahtan akşama kadar ayak üstü çalışır, meselâ bir rençper, fakat yaptığı iş dört tuğlayı üstüste koymaktan ibarettir.&#8221;</p></blockquote>
<p>Evvelki insan tembel görünür velâkin çalışkandır, diğer insan çalışkan görünür velâkin yaptığı iş sudandır. Zira birisi maneviyat ile, zihin gayretiyle yapılan iştir; öbürü vücut ile, bedenle yapılan iştir. Maneviyat daima daha âlidir, vücut sefildir. Yapılan işlerin farkı da bundandır.<br />
Sonunda elbette kızımız Neriman içine düştüğü derin yanılgıyı fark ediyor. Garbın maddeye şarkın ise manaya yüklediği anlamın keşfine varıyor. Alafranga beyefendisi Macit&#8217;ten vazgeçip bizden biri olan Şinasi&#8217;ye varıyor.</p>
<p>Doyurucu bir tahlil için: http://yayinlar.yesevi.edu.tr/files/article/423.pdf</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yazdediler.com/kitap/fatih-harbiye.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kazım Karabekir&#8217;in Gözüyle Yakın Tarihimiz</title>
		<link>http://www.yazdediler.com/kitap/kazim-karabekirin-gozuyle-yakin-tarihimiz.html</link>
		<comments>http://www.yazdediler.com/kitap/kazim-karabekirin-gozuyle-yakin-tarihimiz.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Sep 2011 01:25:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>emredici</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kitap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yazdediler.com/?p=687</guid>
		<description><![CDATA[Yazar: Mustafa Armağan Resmi tarihteki aşınma hızı parabolik bir biçimde artıyor son günlerde. Yalanlarla tahkim edilen sac ayakları birer birer devriliyor. Toplumda baş gösteren bu &#8220;hakikati arama hastalığı&#8221; Karabekir&#8217;in anlatılarıyla daha da perçinleniyor. Tek yönlü tarih algısının yarattığı superman&#8217;lere bir de Karabekir gözüyle bakmak için bu kitabı okumak yeterli. &#8220;Vatandaş, yanlış bilgi felaket kaynağıdır. Her [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-688" title="kazimkarabekir" src="http://www.yazdediler.com/wp-content/uploads/2011/08/kazimkarabekir.jpg" alt="" width="160" height="251" /><br />
Yazar: Mustafa Armağan</p>
<p>Resmi tarihteki aşınma hızı parabolik bir biçimde artıyor son günlerde. Yalanlarla tahkim edilen sac ayakları birer birer devriliyor. Toplumda baş gösteren bu &#8220;hakikati arama hastalığı&#8221; Karabekir&#8217;in anlatılarıyla daha da perçinleniyor. Tek yönlü tarih algısının yarattığı superman&#8217;lere bir de Karabekir gözüyle bakmak için bu kitabı okumak yeterli.<span id="more-687"></span></p>
<blockquote><p>&#8220;Vatandaş, yanlış bilgi felaket kaynağıdır. Her işin evvela hakikatini ara ve öğren, sonra münakaşasını istediğin gibi yaparsın.</p>
<p>Birincisi vicdanına, ikincisi seciye ve irfanına dayanır.&#8221; Kazım Karabekir</p></blockquote>
<p>Mustafa Armağan, yakın tarihin aydınlatılması için büyük önem taşıyan bu kitabı farklı bir tarzda kaleme almış. 1918-1922 arası yaşanan tüm hadiseler bize Kazım Karabekir&#8217;in gözüyle, birinci tekil şahısla, anlatılıyor. Paşa&#8217;nın yaşadığı heyecan, şüphe ve aldatılmışlık hisleri bu şekilde en tesirli biçimde okura veriliyor. Kitap, Karabekir&#8217;in ardında bıraktığı İstiklal Harbimiz, İstiklal Harbimizin Esasları, Nutuk ve Karabekir&#8217;den Cevaplar, Günlükler adlı eserlerinin 230 sayfalık bir özeti hükmünde.</p>
<p>Kazım Paşa&#8217;nın milli mücadele sürecinde üstlendiği öncü hamleler, Mustafa Kemal&#8217;i istiklalin doğuda olduğuna ikna edişi, Erzurum kongresi ve Mustafa Kemal&#8217;i halka sevdirme çabaları anlatılıyor ilk olarak. Daha sonrasında ise Kazım Paşa&#8217;nın Şark Cephesi Kumandan&#8217;ı olarak Ankara&#8217;yla yaşadığı anlaşmazlıklar, maruz kaldığı çelişkili emir ve yaptırımlar anlatılıyor.</p>
<p>Kardeşlik ruhuyla başlayan milli mücadelenin Ankara&#8217;daki garip yapılanmayla bir ihtiras kazanına dönmesini Karabekir Erzurum&#8217;dan kaygıyla izliyor. Bu &#8220;nazik&#8221; süreçte bir zaaf yaratmamak adına son derece ihtiyatlı hareket eden Kazım Paşa sulh sonrası cezalandırılacağından habersizce, safiyane biçimde milli vazifelerini yerine getiriyor.</p>
<p>28 Ekim 1920&#8242;de Ankara&#8217;nın basiretsizliğine daha fazla dayanamayan Kazım Paşa, daha önceden tasarlanan askeri planı uygulamaya koyuyor ve Kars&#8217;ı Ermeniler&#8217;in elinden almak üzere sefere çıkıyor. 1100 Ermeni askerin öldürüldüğü, içinde Ermenistan Genelkurmay Başkanı ve Savunma Bakanı&#8217;nın da bulunduğu 1150 Ermeni subayın esir alındığı, yüklü miktarda askeri teçhizatın ele geçirildiği bu başarılı harekat bakın Nutuk&#8217;ta nasıl anlatılıyor;</p>
<p>&#8220;Efendiler, savaş meydanında emir bekleyen ordumuz 28 Ekim 1920 günü Kars üzerine harekete başladı. Düşman direnmeden Kars&#8217;ı <em>terk etti</em>. 30 Ekim&#8217;de <em>tarafımızdan</em> işgal olundu.&#8221;</p>
<p>Bu yalnızca ufak bir örnek. Kemal Paşa, Kazım Paşa&#8217;nın adını anmaya bile layık görmüyor doğu zaferlerinde. Yaptıkları tarihten silinmeye çalışılan, kaleme aldığı hatıratları yakılan, hafiyelerle kuşanmış bir esaret hayatına mahkum edilen, tarih kitaplarında esamesi okunmayan bu mazlum paşa, kurulan yeni düzende muktedir kalmak için fazlasıyla temiz yürekli bir insandı anlaşılan.</p>
<p>Kazım Paşa&#8217;nın ardındakilere bir vasiyeti var;</p>
<p><img src="http://www.yazdediler.com/wp-content/uploads/2011/08/karabekir.jpg" alt="Küçük kız anlatırken Karabekir ağlıyor, neden acaba?" width="550" height="410" /></p>
<blockquote><p>&#8220;Vatan çocukları! Daima kendinizden öncekilerin yaşayış tarzını iyi bilin ve onlardan ibret ve örnek alın. İnsanlara hürmet etmek kadar hürmet ettirmek de bir borçtur.&#8221;</p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yazdediler.com/kitap/kazim-karabekirin-gozuyle-yakin-tarihimiz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

