
İTÜ talebeleri her dönem baÅŸlangıcında, bir final sınavı ciddiyetiyle hazırlanırlar kayıt merasimine. Günler öncesinden ayarlanan ders programları, olası bir aksiliÄŸe karşı alternatif kombinasyonlarla tekrar düzenlenip yedekli hale getirilir. Teknikforum‘daki yorumlar aracılığıyla öğrencilerin beÄŸenisini kazanmış olan hocalar belirlenir, listenin üst sıralarına yerleÅŸtirilir. İyi hocalarla götürülecek bir dönemin semeresi, iyi bir transkript olacaktır çünkü, bunu herkes bilir.
Ders programları hazırlandıktan sonra tavırlar belirlenir. Öğrencilerin kayıt dönemine dair yaklaşımları kabaca iki ana kola ayrılabilir.
Birinci yaklaşımın sahipleri eÅŸeÄŸi saÄŸlam kazığa baÄŸlama sevdalılarıdır. Akrep, günün ikinci yahut sonraki günün ilk 12′sine yaklaşırken, en ağır koÅŸullarda çalışan gece paydoscularının evlere dağıldığı sularda, seyrekleÅŸen toplu taşıma araçlarıyla okulun yolunu tutar bu öğrenciler. Kapanmış kampüs kapıları karşılar onları AyazaÄŸa’nın ayazında. Duvarları tırmanmaktır tek çare, tırmanırlar da. Güzelim AÄŸaçlı Yol‘da görülmeye alışılan park halindeki ardışık arabaların orada olmayışına hayret duysalar da manzaranın ancak bu zifirde kendilerine nasip olmasından ötürü sitemkârlık getirisi bir umursamazlıkla devam ederler yollarına. Meydanı boÅŸ bulan köpeklerin kurduÄŸu bir kaç saatlik krallıkta, yabancı bir seyyah gibidirler onlar.

Ağaçlı yolun arabalarca işgal edilmediği nadir anlardan biri
Fakülte binası kapısından girdikleri zaman, bu diyarda kendilerinden ve serseri köpeklerden başka nefes alan bir canlının varlığını sevinçle idrak ederler. Yurt dışında bulunan bir hemşehriymişçesine yanına sokuldukları güvenlik görevlisine verdikleri sıcacık selamdan sonra, adlarını okulun bilgisayar laboratuarlarında yer alabilmek için kağıda yazdırırlar.
Böylece ders kaydı için gerekli olacak yüksek internet hızı saÄŸlanmış olunur. Ancak kayıtların baÅŸlamasına yaklaşık 12 saat oluÅŸu bu öğrencileri vakit öldürücü faaliyetlere iter. Kimisi kantinde bulunan ve bir üniversite kantini için oldukça lüks kaçan siyah koltuklara atlayıp, istediÄŸi tüm dersleri alışını gördüğü rüyalara bırakır kendini. Kimisi ise çıkar gider Mustafa İnan Kütüphanesi‘ne. Günün her saati açık olan bölmeye adımını attığında gecenin kasvetinden kurtulur. Bunca insanı bu saatte burada gördüğüne ÅŸaşırır, bir yeraltı partisine dahil olmuÅŸ gibidir artık.

Mustafa İnan Kütüphanesi
Biraz sosyal ise arkadaşlarıyla müthiş keyifli vakitler geçirir bu geniş boşlukta. Alıp başını giden sohbetler, kart oyunlarıyla koyulaşır. Yeni dostlukların temeli atılırken, ders programları da konuşulur, tartışılır elbet arada. Bir de tekil takılanlar vardır. Gece boyu laptopunun başında, halinden gayet memnun bir şekilde ufka doğru kulaçlar atar internet deryasında.
Tüm bu olaylar cereyan ederken nefesiyle ısınmış odasındaki yumuÅŸacık yatağında, bir o yana bir bu yana döneduran keyifperestler de vardır elbet. Bunlar ikinci yaklaşımcılardır. İç tırmıklayan “Acaba ben de mi okula gideydim?” sorusuna yanıt vermekten kaçınırlar. Olası bir baÅŸarısız kayıt giriÅŸiminde ilk akla gelecek ÅŸey o soru cümlesi olacaktır oysa ki. Bu tereddütlü havanın etkisi altında hazırlıklarını tamamladıktan sonra, saatlerini kayıt baÅŸlangıcının 30 dakika gerisine kuracak kadar da rahatlarına düşkündürler!

İnşaat Fakültesi Kantini
Neticede Maslak’ta da, o sıcak odada da sabah olur. Okuldaki gürûh laboratuardaki yerini aldıktan sonra, uzay mekiÄŸi fırlatımından önceki NASA çalışanlarının telaşına benzer bir görüntü çizer bilgisayarları başında. Faydası onanmış yöntemler, daha önce uygulanmamış riskli taktikler paylaşılır. Bu sırada evde olan öğrenci ise henüz kahvaltısını yapmaktadır.

Fırlatmaya 5 dakika kala, eller farelerde, gözler ekranlarda pürdikkat bir bekleyiÅŸ sarar yurdun dört bir yanındaki İTÜ‘lüleri. Laboratuardaki konsantrasyon sessizliÄŸini ilk bozan, derslerini eksiksizce ilk alan çocuk olacaktır. Sonra ikincisi, sonra üçüncüsü bağıracaktır “İşte bu!” diye… Zafer çığlıkları önüne geçilmez bir dalga gibi tüm grubu etkisi altına almaya baÅŸlarken, Maslak’ın dışında, hadisenin öteki yüzünde ibretlik dramlar yaÅŸanmaktadır. Nefesin ısıttığı sımsıcak odalarda, bilgisayar başında sonuçsuz kalan kayıt giriÅŸimleriyle terleyen bedenlerin hikayesi hayli yürek burkucu hale gelir o dakikalarda. Arada, ÅŸans eseri ders alma ekranına gelinip, kodlar girildikten sonra sınıf kontenjanların dolmuÅŸ olduÄŸunu görmenin yarattığı itilmiÅŸlik duygusu, pencereleri ardına kadar açmaya yöneltir kiÅŸiyi. Çünkü sıcak, bunaltıcı hale gelmiÅŸtir artık.

Bu sırada, sırtlarını birer birer sandalyelerine yaslayan gececiler, programlarını tam da istedikleri gibi oluşturmanın haklı hazzını tatmaktadır ekranlarına baktıkça.
Sonra…
Telefonlar çalmaya başlar bu muzaffer birliğin yuvasında. Kulaklarda çınlayan ses, kayıt işinin evden kotarılabileceğini sanma gafletine düşen arkadaşların yardım çığlığıdır. Dayanan sırt yerinden doğrulur. İkinci mesai, o acınası dostlar için başlayacaktır.

usxpera
4th Åžub, 10
Tam da kısa film çekilmelik bir yazı olmuş!
atSanırım ilk defa ,bir yazını okurken,bu denli kesintisiz bir film oynadı hayallerimde.
Betimlemelerin yerini buldu ve bu film güzel oldu (esasında yazının güzel olduğunu belirtmek istiyor burada).
GenÇ
4th Åžub, 10
Bence hayallerinde canlanmasının sebebi senin de bunları yaşaman.Ama hakkını vermek lazım yazı güzel olmuş
atcrazyarif
5th Åžub, 10
6 normal dönem 1 de yaz dönemi olmak üzere 7 defa ders kaydı yaptım. Hapsini de Konya’daki evimden, ttnet adsl’in en düşük hızlı internetiyle (1 Mbps) 2005 model “öğretmen leptobu”yla gerçekleÅŸtirdim.
Sadece 1 kez sorun yaşadım o da benim hatamdı.
Ders kaydı için gerekli 3 temel anahtar şunlardır:
Bilgi
Tecrübe
Yetenek
eÄŸer ki bu 3′lüden yoksunda insan;
Güven
Özveri
Tecrübe
3′lüsü de yardımcı olabilir
atHüsrev
5th Åžub, 10
Emre senle bir dergi çıkarmaya başlasak?
Bence güzel olur.
Yazı güzel, tamlamalar benzetmeler vs. güzel. Sendeki yeteneğe olan inancım bu yazınla türevinin 0 ikinci türevinin negatif olduğu noktaya erişti.
Vesselam.
at